KURU ŞAMPUANLAR HAKKINDA BEBEKLERIN GELIŞIMI NATUREL MAKYAJ NASIL YAPILIR? GEBELİKTE BESLENME
AVENE GÜNEŞ ÜRÜNLERİ İLE YAZA MERHABA


Yaz ayları yaklaştığında çoğu insanın daha neşeli daha enerjik olduğunu görürüz. Güneş yüzünü göstermeye başladığında sadece yeryüzünü değil, bazı insanların içini de ısıtır.

                                   

Yaz mevsimi eğer sizde de aynı duyguları uyandırıyorsa; büyük ihtimalle güneşlenmekten, bronzlaşmaktan ve kumsalda uzanırken stres atmaktan da hoşlanıyor olabilirsiniz.

Güneşlenmek, bronzlaşmak elbette size keyif veriyor olabilir. Ancak güneşin tadını çıkarırken cildinizin zarar görmesini istemezsiniz değil mi?

Cildin güneş ışınlarından minimum düzeyde zarar görmesi için, gerekli önlemleri almak gerekir. Güneş koruyucu ürünler kullanmak, alınabilecek en önemli tedbirlerden biridir. Pek çok markanın, cildi güneşten korumaya yardımcı ürünleri bulunmaktadır.



Yaz aylarında pek çok kişi “hangi güneş kremini kullanmalı?” sorusunu sorar.
Avene markası, cilt bakım ürünlerinde olduğu kadar, geliştirdiği güneş bakım ürünleri ile de tercih edilen bir markadır.

Avene güneş ürünleri, cildinizi güneşin zararlı ışınlarından korumaya yardımcı olmak üzere geliştirilmiştir. Avene güneş kremi kullananlar, memnuniyetlerini dile getirmektedir.
Avene güneş koruyucuların farklı forma sahip pek çok çeşidi bulunmaktadır. Yağlı ciltler için güneş kremi, hassas ciltler için güneş kremi, akneli ciltler için güneş kremi çeşitleri bulunmaktadır.

Avene Emulsion 50+, yağlı ve karma cilt tipleri göz önünde bulundurularak geliştirilmiş güneş koruyucudur. Güneş kremi seçiminde, cilt tipine göre seçim yapmak da oldukça önemlidir.

Avene Spray SPF 30, hassas ciltlerin kullanımı için geliştirilmiş güneş koruyucudur. Sprey formu ile ulaşılması zor bölgelere rahatça uygulama yapabilmenize imkan sunar. Yüz ve vücutta kullanıma uygun olan ürün, cildi korurken aynı zamanda nemlenme sağlamaya da yardımcı olur.

Avene CleananceSolaire 30, cildinde akne sorunu yaşayan, yağlı cilde sahip kişilerin kullanımına uygun özellikte geliştirilmiştir. Suya karşı dayanıklı formülü paraben içermez.


En ucuz Avene güneş kremine, Turuncukasa.com’ dan ulaşabilir ve yaza Avene güneş ürünleri ile "merhaba" diyebilirsiniz.

Güneş kremlerinin sadece yaz aylarında değil, her mevsimde kullanılması önerilir. Cildimiz, güzelliğimizin ve genç görünümümüzün en değerli parçasıdır. Cildimizin sağlıklı ve genç görünümünü uzun süre korumak için, tercih ettiğimiz ürünlere dikkat etmeliyiz.


Devamını oku
Kayısının Cilde ve Sağlığa Faydaları


Her Derde Deva Kayısı...

Yaz aylarının en gözde meyvelerinden olan, özellikle Akdeniz iklim kuşağında yetişen kayısının faydaları saymakla bitmiyor. İster kurusunu ister yaşını tüketin hiç farketmez. Kayısının her çeşidi cildinizi güzelleştirmeye ve gençleştirmeye yardımcıdır. Püre haline getirdiğiniz kayısı ile cildiniz için bakım maskeleri hazırlayabilirsiniz. Hem sağlığımıza hem de cildimize bir çok yararı bulunmakta.

Kayısının en bilinen faydası kabızlığa iyi gelmesi ve bağırsak düzenleyici olmasıdır. Kabızlık gibi bir sorununuz varsa her sabah aç karnına 3-4 tane kuru kayısı tüketmeniz sindiriminizi düzenlemeye yardımcı olur.

İçeriğindeki vitamin ve mineraller sayesinde kayısı kemik gelişiminde ve kemik yapısının korunmasında etkili bir meyvedir. Kemikler için önemli olan kalsiyum, fosfor, magnezyum, demir gibi mineraller bakımdan da zengindir.

Kayısı göz sağlığı açısından da önemli bir meyvedir. C vitamini bakımından zengin olan meyvelerin, özellikle kayısının bol tüketimi katarak ve sarı nokta hastalığı gibi hastalıkların görülme ihtimalini önemli oranda azalttığı gözlemlenmiştir.

Besin lifi bakımından oldukça zengin ve kalorisi en düşük besin olduğu için öğün aralarında kayısı yiyebilirsiniz. Yediğiniz 2-3 adet kayısı tokluk sürenizi uzatacaktır.

Kayısı yağı ciltte hızla emildiği ve cildi yağlı bırakmadığı için egzama kaşıntısı gibi tahriş edici cilt sorunlarında bu yağı rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Özellikle kayısı yağı kullanarak hazırladığınız cilt maskeleri cildinizi korumaya ve kırışıklık oluşumunu geciktirmeye yardımcıdır. Hassas bir cilde sahipseniz nemlendirici olarak kayısı yağını kullanabilirsiniz.


Saça da pek çok yararı bulunan kayısı yağı yıpranmış saçları yumuşatmak için kullanılmaktadır. İçeriğinde linoleik ve oleik asitleri saç bakımında etkilidir. A ve E vitaminleri bakımından da zengin olan kayısı yağı cildin yenilenmesine ve saç derisini nemlendirmeye yardımcı olur.

Ayrıca kayısının ateş düşürücü bir etkiside bulunmaktadır. Soğuk algınlığı gibi durumlarda tedavi edici besinler arasında yer almaktadır.

Kayısı, kalp sağlığı açısından da önemli bir yere sahiptir. Zengin antioksidan olma özelliği ile kalpteki kılcal damar yapısını korur. Oksidatif stresini dengeler. Aynı zamanda kayısı potasyum kaynağıdır.

Gelişim bozukluklarına iyi geldiği için özellikle gelişim çağındaki çocukların bol miktarda tüketmeleri faydalıdır. Baş ağrısına da iyi geldiği gözlemlendiği için migreni olanlarında tüketmesi önerilmektedir.

Özellikle cilde, sindirime ve ruh sağlığına olumlu etkileri olması nedeniyle kadınlar için çok faydalı bir meyvedir. Yaz ayına girmeyle beraber kayısı tezgahlardaki yerini almaya başlıyor. Mutfağımızdan ve sofralarımızdan eksik etmesek çok güzel olur.

Yapılışı kolay olan, cildinize uygulayacağınız kayısı maskesi tarifini sizlerle paylaşarak yazımı sonlandırmak istiyorum. Bir miktar kayısıyı çekirdeklerinden ayırın. Robotunuzda püre haline getirin. Bu püreye bir miktar bal dökerek karıştırın. Eğer püreniz koyu kıvamlı olduysa çok cıvıklaşmayacak kadar süt kullanabilirsiniz. Maskemiz hazır hale geldikten sonra cildinizin her noktasına güzelce sürün. Biraz beklettikten sonra ılık suyla yıkayın. İşte cildiniz için çok pratik, harika bir maske...




Devamını oku
Çocukların Yapabilecekleri Spor Dalları


Çocukların Yaş Gruplarına Göre Yapabilecekleri Spor Dalları

Spor yapmanın hayatımızda ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu bir önceki yazılarımızda paylaşmıştık. Spor biz yetişkinler için ne kadar önemliyse çocuklar için de bir o kadar önemlidir. Malesef çocuklarımız bilgisayar başından kalkamadıkları için neredeyse yürümeyi unutacak hale geldiler. Burada görev anne ve babalara düşmektedir. Çocukları spor yapacak yaş aralığına geldikleri zaman yapabilecekleri spor dallarına yönlendirmemizde yarar vardır. Çünkü yapacakları her aktivite çocuklara hem fiziksel hem de sosyal açıdan fayda sağlamaktadır. Hangi yaş aralığında, hangi spor çocuklarımız için uygun? Biliyor musunuz?Yeteneklerini gözlemleyerek onlar için doğru olan branşı tercih etmesine yardımcı olabilirsiniz. Bu nedenle yaş gruplarına göre yapılabilecek spor dalları ve ayrıntılarını sizlerle paylaşalım istedik.

Öncelikle çocuklarımızın ilgilerini ve yeteneklerini doğru tespit etmeliyiz. Her çocuk spor yapabilir. Fakat önemli olan istedikleri, hayatlarına renk katacak, sporu zorunlu oldukları için değil, zevkle yapmalarını sağlayacak bir dal seçmeleridir. Onlarla birlikte ilgilendikleri bir spor dalını seçmeye ne dersiniz? O zaman yaş gruplarına göre yapabilecekleri spor branşlarını inceleyelim.

YÜZME

Yüzme sporu 3 yaştan itibaren başlangıç programları ile başlanabilmektedir. Yenme ve yenilmenin yoğun yaşandığı bir spordur. Antrenman sorumluluğu ve yarışma güdüsü bu sporda oldukça önemlidir. Yüzme bireysel bir spordur.  Genellikle aileler çocuklarını öz güvenleri oluşması adına yüzmeye yönlendirmektedir. Fakat önemli olan çocuğun bu sporu sevip sevmemesidir.


TENİS

Aletli sporların başında en çok tercih edilenler arasında yer almaktadır. 6 yaşından itibaren başlangıç programları ile tenis sporuna başlanabilir. Teniste yüzme gibi bireysel bir spordur. Bu sporda hırsını kontrol edebilen ve bu durumu pozitife çevirebilen çocuklar için başarı kaçınılmazdır. Tenis uzun bir eğitim sürecinden oluşmaktadır. Çok hareketli ve sabırsız bir yapıya sahip çocuğunuz varsa bu süreç eğitici olabilir. Tenis sporuna başladıktan sonra bu branşa ne kadar ilgi duyduğuna bakılmalıdır.


BASKETBOL

En sık tercih edilen spor dallarından birisidir. Basketbol da tenis sporunda olduğu gibi 6 yaşından itibaren başlangıç programlarıyla başlanabilir. Takım sporudur. Kural tanımlaması ve aidiyet duygusunun gelişmesi için basketbol hekimler tarafından 9 yaşından itibaren tüm çocuklara önerilmektedir. Mesela çocuğunuzun sosyalleşmeye ihtiyacı varsa, lider ruhu var fakat paylaşmayı bilmiyorsa takım içinde bunları dengede tutmayı öğrenebilir.


VOLEYBOL

8-9 yaşından itibaren başlanabilir. Üstün teknik gerektiren bir spordur. Kontrol mekanizması ve kuralları tanımlama da önemli bir yere sahiptir. Fakat bu sporda genel becerileri zayıf olan çocuklarda eğitim süreci zorlu geçebilmektedir. Voleybola başlamadan önce çocuğun topu sevmesi ve top hakimiyeti ile ilgili becerilerini göstermesi gerekir.

FUTBOL

Çocukların sosyalleşme, paylaşım, uyum, bir gruba ait olmaları için ideal olan bu spora 7 yaşından itibaren başlanabilmektedir. Genellikle futbol aile büyüklerinin tercih ettiği bir spordur. "Çocuğumu futbola yazdıracağım." düşüncesini sıklıkla duymaktayız. Her çocuğun sokakta severek oynadığı bir topu ve tuttuğu bir takım mutlaka vardır. Çocuğunuzun şut atma, top sürme gibi becerileri varsa hemen farkedeceksinizdir. Rahatlıkla futbola yönlendirebilirsiniz.

JİMNASTİK

3-6 yaş aralığında başlanabilecek bir spor dalıdır. Bu sporda beden yaşı, esneklik ve algı oldukça önemlidir. Jimnastik de bireysel bir spordur. Bu spor dalı esnek olmayan çocuklar için oldukça zorlayıcı olabilmektedir. Ayrıca esnekliğin az olması nedeniyle sakatlanmalara da yol açabilir. Jimnastikle uğraşmak isteyen bir öğrencide ilk önce yetenek ve esnekliğe bakılmaktadır. Anne ve babalar çocuğunu esnekliğini kolaylıkla farkedebilirler. Mesela bacaklarını açıp oturan, köprü kuran, taklalar atmaya çalışan ve atan çocukların esneklikleri farkedilecektir.



Yukarıda saymış olduğumuz spor dallarının dışında daha farklı dallara da yönlendirmeniz mümkündür. Önemli olan çocuğunuzun yeteneğinin üzerine gidip ona yardımcı olmanızdır. Sevmediği, zorla yapacağı spor dallarına yönlendirmemelisiniz. İstemediği aktiviler için zorlamayın. Mesela çocukları vazgeçemedikleri alışkanlıkları yüzünden spora yönlendirmek zor olabilir. Spor ile ilgilenmek istemeyebilirler. Burada yapmanız gereken farklı aktiviteler bulmanızdır. Birlikte bisiklet sürebilir, doğa yürüyüşlerine çıkabilir, arkadaşlarıyla aktivite yapmaktan keyif alıyorsa bu imkanı sağlayabilirsiniz. Sporu önce kendiniz sevin daha sonra çocuğunuz sizi örnek alıp spor yapmayı sevecektir. 



















Devamını oku
Yeşil Eriğin Faydaları


Yazın en sık tükettiğimiz, yemekten keyif aldığımız meyvelerden birisi yeşil eriktir. Eriğin mevsimi gelir gelmez ilk gördüğümüz tezgahtan hemen alırız. Çoğu kişinin severek tükettiği bir meyvedir. Kütür kütür olan o harika lezzeti hemen yemek isteriz. Bir de yerken hafif tuz dökünce... İşte o lezzetin keyfine diyecek yok. Yazarken bile canım çekti doğrusu. :)

Mevsimden dolayı tezgahlarda eriği sıklıkla görmeye başladık. Bugün yine bir dükkanda şahane erikleri görünce severek yediğimiz bu meyvenin faydalarından kısaca bahsedelim istedik. Vücudumuzun ihtiyacı olan C vitamini erikte bulunmaktadır. C vitamininin dışında, A vitamini, K vitamini, Sodyum, Potasyum minerali ve Magnezyum da bulunmaktadır. 


Kalsiyum açısından da zengin olan eriğin yoğun lif kaynağı olduğunu belirtmemizde yarar vardır. Lif kaynağı özelliğinden dolayı sindirim sistemi üzerinde oldukça etkilidir. Sindirimi düzenleyici etkisi olduğu için kabızlığı önlemeye yardımcı, gaz probleminini hafifletmede etkilidir. 

İçeriğindeki vitamin ve mineraller sayesinde bağışıklığı korumaya yardımcıdır. Ayrıca düzenli olarak erik tükeltilmesi diş etlerini güçlendirmeye de etkili olmaktadır.

Fit ve sıkı bir vücuda sahip olmak herkes ister. Bağ dokusunu güçlendirmek ve böylelikle daha sıkı bir vücuda sahip olmamızda yapacağımız sporun yanında yeşil erikte oldukça etkilidir. Tüketeceğimiz erik ile vücudumuzun daha sıkı ve fit görünmesine yardımcı olabiliriz.

Yeşil erik yüksek miktarda antioksidan içermektedir. Bu antioksidan beyin ve kandaki hücrelerin zarar görmesini önlemeye yardımcı olmaktadır. 

Yeşil eriğin yapılan araştırmalarda akciğer bakımı ve sağlığında etkili olduğu, soğuk algınlığı, öksürük gibi sorunları tedavi edici özelliği olduğu, ayrıca erik tüketen yaşlı kişilerin görme sorunlarını azalttığı da düşünülmektedir.

Kilo vermeye çalışıyor ve bunun için bir diyet uyguluyorsanız atıştırmalık olarak erik tüketebilirsiniz. İçerdiği besin lifi sayesinde tok kalmanıza yardımcı olacaktır. Kilo kontrolü açısından önemli bir yere sahiptir.


İşte severek tükettiğimiz, her yaz "çıksında yiyelim" diye sabırsızlıkla beklediğimiz eriğin bilmediğimiz faydaları. Tabiki herşeyin fazlasının zararlı olduğunu unutmamakta yarar vardır. Büyüklüğüne ve kütür kütür olma özelliğine aldanıp yeşil eriği abartılı miktarda tüketmekten kaçınmalıyız. Çünkü, aşırı tüketim sonunda suda çözülebilen lifin fazlası bağırsaklarda gaza yol açabilmektedir. Gaz oluşmasıyla birlikte şişkinlik oluşabilmekte, oluşan gazın atılmamasıyla da mide de kramp ve ağrı yaşanabilmektedir. Sağlıklı bir görüntü ve yaşam için meyve yemeği ihmal etmeyin...


Devamını oku
Makyaj Temizliğinin Önemi


Makyaj yapmak kadınlar için ne kadar önemliyse, yapılan makyajın temizlenmesi de bir o kadar önemlidir. Ne tarz makyaj malzemesi kullanırsak kullanalım cildimizin sağlıklı kalabilmesi için temizliğine özen göstermeliyiz. Bu yazımızda sizler için cilt temizliğinin özellikle de makyaj temizlemenin öneminden bahsetmek istedik.

Nasıl her gün makyaj yapmaya üşenmiyorsak, akşamlarıda makyajımızı temizlemeye üşenmemeliyiz. Bazen bu durumu erteleyip sabaha bırakıyoruz malesef. Fakat bu yaptığımız doğru bir uygulama değildir. Çünkü gece gözeneklerimizin açık olması, cildimizin rahat nefes alması gerekmektedir. Makyajımızı temizlemeyip yattığımız taktirde makyaj kalıntılı, yorgun cildimize sabah tekrar makyaj yaparak cildimizin daha fazla yorulmasına sebep oluyoruz. Bu sebeplerden dolayı temizliğine önem verip cildimizin rahat nefes almasına, ferahlamasına izin vermeliyiz.


Şöyle bir durum da söz konusu ki, sadece makyaj yaptıktan sonra değil yapmadığımız zaman dilimlerinde de cildimizi temizlemek oldukça önemlidir. Yanlızca makyaj kalıntılarınden değil, hava kirliliğinden, uçuşan toz zerreciklerinden cildimiz gün boyu kirlenmekte, gözeneklerimiz tıkanmaktadır. Bu nedenle her gün yapılan cilt temizliği, cilt sağlığımızı korumaya ve yaşlılığımızda cildimizin pürüzsüz bir hal almasına yardımcı olacaktır. Çünkü sürekli tıkalı gözenekler cildin erken yaşlanmasına sebebiyet verebilmektedir. Ayrıca sivilce oluşumuna ve ciltte cansız bir görüntüye de sebep olmaktadır.

Makyaj temizlemek için kullanabileceğiniz jel, krem, temizleme sütü, köpük, temizleme mendili gibi çeşitli ürünler bulunmaktadır. Hangisini kullanmaktan mennunsanız onu tercih edebilirsiniz. Öncelikle cildinize uygun temizleme ürünü seçmelisiniz. Sabun içermeyen ürünleri kullanmanızda yarar vardır. Ürünler cilt tipine göre çeşitlilik göstermektedir. Cildiniz hassas ve kozmetik ürünlerden zarar görüyorsa bitkisel temizleyiciler de tercih edebilirsiniz.


Yüzümüzü cildimizin yapısına göre kullandığımız ürünle temizledikten sonra tonik uygulamasına geçilir. Tonik, gözenekleri kapatmak ve son temizlik için bir detaydır. Toniklerde cilt yapısına göre tercih edilmelidir. Cildi temizlemeye ve tazeliğini korumaya yardımcı bir üründür. 

Tonikleme işleminden sonra mutlaka nemlendirici uygulamalısınız. Yüz için uygun nemlendirici krem kullanarak cildinizin rahatlamasına yardımcı olacaksınız.

Göz makyajı temizliğinde ise, göze uygun ürünler tercih edilmelidir. Normal makyaj temizleme ürünleri göz makyajını temizlemeyebilir. Göze uygun olan likit veya losyon şeklinde ürünler bulunmaktadır. Göz temizliği, bir pamuğa döktüğünüz ürün ile yukardan aşağıya doğru ve dışa doğru yapılmaktadır. Fakat çok bastırmadan yapmalısınız.


Bütün bu saydığım işlemlerin önemine dikkat ederek gün boyu, makyajlı isek her akşam yatmadan cilt temizliğimizi yapmalıyız. Tekrar belirtmek isterim, cilt yapınıza uygun ürünler tercih etmelisiniz. Sabun, alkol gibi maddeler içermeyen, cildin PH değerine uygun, ciltte alerji yapmayacak ürünler kullanılmalıdır. SAĞLIKLI BİR CİLDE SAHİP OLMAK İÇİN CİLT TEMİZLİĞİNE ÖNEM VERİN...







Devamını oku
Porselen Makyaj Nedir? Özellikleri Nelerdir?


Porselen makyaj, son yıllarda moda haline gelmeye başlamıştır. Bu makyaj gece boyu akmayıp, sabit kaldığı için genellikle gelin olan hanımların tercih ettiği makyaj haline gelmiştir. Kuaföre provaya gittiğimiz zaman "Porselen makyaj mı? Normal makyaj mı? olacak" diye bir soruyla sıklıkla karşılaşıyoruz. Peki nedir bu porselen makyaj? Nasıl yapılır? Gerçekten önerdikleri kadar etkili ve güzel mi?

Porselen makyaj profosyenel, bu konu ile ilgili özel eğitim alan kişiler tarafından yapılmaktadır. Bu makyajı yapabilmek için belli bir eğitim sürecinden geçilmektedir. Porselen makyajın yapımı titizlik gerektirdiği, en ufak bir hatayı bile kabul etmediği ve çıkarması zor bir uygulama olduğu için profosyenel kişiler tarafından yapılmalıdır. Malzemeleri ayrı ve özeldir. Özel kozmetik ürünleriyle yapılmaktadır. Fiyat aralığıda normal makyaja göre biraz daha farklıdır.

Bu makyajı tercih edenler, yukarıda belirttiğim gibi gelinlerdir. Makyaj sabit kalma özelliğinde olduğu için tercih edilmektedir. Gelin adaylarının dışında ekran karşısına çıkacak ya da yüzünde normal fondotenle kapanmayacak izleri olan kişiler de bu makyajı tercih etmektedir. Gece yapılan bir makyaj türüdür. Gündüz yapılması tavsiye edilmemektedir.

Porselen makyajın en önemli özelliği 42 saat sıcağa dayanabilmesi ve sudan etkilenmemesidir. Yüzünüze porselen makyaj uygulattıysanız, herhangi bir terleme de makyajınız akmayacaktır. İlk sürüldüğü gibi sabit kalması, bu makyajı tercih etmedeki diğer bir özelliktir.

Porselen makyaj denildiğinde akıllarda ağır bir makyaj türü olduğuna dair bir ön yargı oluşabilmektedir. Aslında porselen makyajın amacı, yüzünüzde makyaj yokmuş hissini vermektir. Yapılan bu makyaj ile yüz hatlarınızın doğal durması sağlanmaktadır. Porselen makyajın temel amacı cildinize pürüzsüzlük vermektir. Bütün bu detaylı uygulamalar ile pürüzsüz makyaj yapılmaktadır.

PORSELEN MAKYAJIN ADIMLARI:


  • Porselen makyaja geçmeden önce cildin çok iyi temizlenmesi gerekmektedir. Hatta yüzün ölü derilerden arınması için yüz peelingi yapılır. Yüzdeki tüğlerin alınması, kaşların şekillendirilmiş olması gerekmektedir.



  • Yüzün temizlenme işlemi bittikten sonra her makyaj işleminde olduğu gibi yüz güzelce nemlendirilir. Nemlendirme işleminden sonra Makyaj Bazı kullanılarak yüzdeki pürüzler düzeltilir. Makyaj bazının ne olduğunu ve nasıl kullanıldığını bir önceki yazılarımızda paylaşmıştık. İnceleyebilirsiniz.


  • Sıra geldi fondoten sürme işlemine. Fondoteninizi seçerken cildinize uygun tonlarda olmasına dikkat edin. Likit bir ürün seçilmesi işlemi kolaylaştıracaktır. Göz altı morlukları gibi bir sorununuz var ise, gözaltı kapatıcı kullanmayı ihmal etmeyin. Yüzünüzde belli yerlere kapatıcı kullanarak daha aydınlık bir görünüm oluşmasını sağlayabilirsiniz.



  • Fondoten ve kapatıcı sürme işlemi bittikten sonra sıra geldi yüzü pudralama işlemine. Seçeceğiniz pudranında teninize uygun tonda olmasına, mat ve ışıltısız olmasına dikkat edin. Pudra uygulaması sadece yüze değil dekolte bölgesine, boynunuza ve kulaklarınıza da uygulanmaktadır.


Porselen makyajın diğer bir özelliği ise, yüzünüzde dikkat çekmesini istediğiniz bölgeye odaklanmasıdır. İsterseniz gözlerinize, isterseniz dudaklarınıza odaklı bir uygulama yapılmaktadır.


  • Göz makyajı uygulamasında gelin makyajı ise hafif tonlar, gece makyajı ise koyu tonlar seçmenizde yarar vardır. Far uygulamasına geçmeden önce göz farı bazı uygulanmalıdır. Böylelikle sürülen far daha sabit ve uzun kalacaktır. Bildiğiniz gibi gelinler düğün gününde oldukça hassas olmaktadır. Herhangi bir ağlama durumunda kullanılan bu ürün sayesinde geceleri berbat olmayacaktır.



  • Kirpikleri şekillendirme işleminde diğer makyaj yapımında tercih edilen takma kirpikler tabiki porselen makyajda da tercih edilmektedir. Doğal görünümlü takma kirpik tercih ederek ve üzerine uyguladığınız rimel işlemi ile makyajınızı tamamlayacak dolgun ve uzun görünümlü kirpiklere sahip olacaksınız.



  • Allık seçiminde doğal renkler kullanmayı tercih edin. Eğer göz makyajınız ağır ya da dudak renginiz koyu ise uygulayacağınız allık hafif olmalıdır. Makyajda orantı oldukça önemlidir. Tonlamaları dengelemelisiniz. Aynı işlem ruj tercihiniz için de geçerlidir. Hangi bölgedeki makyaj fazla ise rujunuzu ona göre hafif kullanmalısınız.


Porselen makyajın en önemli özelliği ise sabitleyici sıkarak makyajı sabitlemektir. Kullanılan bu sprey ile makyajın kalıcılığı artmaktadır. Son olarak sabitleyici sprey sıkılarak makyajınız tamamlanmıştır.

Porselen makyaj yaptırmak istiyorsanız profosyonel ellere yaptırmanızı tekrar hatırlatmak isterim. Çıkarılması zor olan bu makyaj ile ilgili detayları en iyi onlardan öğrenebilirsiniz. Bu özel gününüzde kendinizi daha özel hissetmek için porselen makyaj yaptırmayı tercih edebilirsiniz. Böyle önemli günler sadece bir kere olacağı için herşeyin en güzelini sizlerde hakediyorsunuz. GÜZEL VE ÖZEL GÜNLER GEÇİRMENİZ DİLEĞİYLE...






Devamını oku
Anneler Günü İçin Hediye Seçenekleri


Anneler, çocuklarını doğurup, yanlarından biran olsun ayrılmadıkları, onları büyüyene kadar koruyup gözettikleri, onlar için her fedakarlığa katlandıkları, sevgilerini biran olsun eksiltmedikleri için  kutsallardır. Bu kutsallığı ödüllendirmek adına Mayıs ayının ikinci pazarı dünya çapında anneler günü olarak kutlanmaktadır. Milyonlarca çocuk o gün aldıkları hediyelerle annelerine sevgilerini göstermeye çalışırlar. Aldığımız küçük hediyelerle annelerimizi sevindirmeye gayret gösteririz.  Aslında annelerimizi hatırlamayı sadece bir güne değil bütün günlere sığdırmamız gereklidir. Fakat bu özel güne daha fazla özen gösteriyoruz. Böyle bir koşturmacanın içine girmektende mutluyuz.

Çok sevdiğimiz annemize ne hediye alacağımız konusunda aslında zor görünmese de zaman zaman zorlanıyoruz. Genellikle herkesin tercih ettiği bir buket çiçek, bir bluz, güzel çikolatalar ya da kullanmayı seviyorsa çeşitli flarlardır. Annelerimiz o gün bizden yüksek rakamlı hediyeler beklememektedir. Kendilerine bir öpücüğün yeteceğini söylerler ve sadece bunu isterler. Onlar için en güzel hediye; Sevgi, saygı ve öpücük.

Bende sizler gibi anneme şimdiden ne alacağımı düşünmeye başladım. Bu yazımda da sizlerle, ne alacağınıza karar veremediyseniz hediye çeşitleri ile ilgili bir kaç fikri paylaşmak istiyorum.  

Her kadın bakım yapmayı, bakımlı görünmeyi sevmektedir. Annelerimiz bizlerle ilgilenmek uğruna bu isteklerinden vazgeçmiş veya bakıma zaman ayıramamaya başlamış olabilirler. Fakat tercih edeceğiniz ürünlerle biraz da unuttukları zevklerini hatırlatabilirsiniz. Bence bu anneler gününde anneniz için güzel bir bakım paketi tercih edebilirsiniz. Bir çok yerde bulabileceğiniz, güzel ambalajlarla süslenmiş olan bu paketlerin içerisindeki nemlendiriciler, temizleyiciler, makyaj setleri, parfümler; ya da başka ürünlerin konduğu farklı paketlerdeki çeşitli bakım setleri ile annenizi heyecanlandırıp, mutlu olmasını sağlayabilirsiniz. Kendinizde sevdiği ürünleri çeşitleyip, bir kutuda paketleyebilirsiniz. Birbirinden güzel bakım paketlerinin bu seneki anneler günü için güzel bir hediye seçeneği olacağını düşünüyorum.


Diğer bir seçenek ise, şıklığına önem verip, giydiği kıyafetlerin üzerine aksesuar takıp kullanmayı seviyorsa tarzına uygun, küpe, kolye seti, toka, broş vs. satın almaktır. Yine, alacağınız bu ürünü kendi zevkinize göre paketleyip ortaya farklı bir hediye çıkmasını sağlayabilirsiniz.


Bazı anneler ise evinin dekoruna oldukça önem vermektedir. Evinin temizliği, görünümü onları mutlu etmeye yeter. Bu aşamada aslında hediye seçmeniz çok daha kolay. En sevdiği renkte, evinizin dekoruna uyum sağlayacak şık bir aksesuar, biblo veya tablo almayı da düşünebilirsiniz. Onun vazgeçemediği dekorasyon ürünlerini tercih etmeniz kendisini mutlu edecektir.





Hobi ile ilgilenen, bunlarla mutlu olan bir anneniz var ise, hediye seçmeniz zor olmayacaktır. İçi rengarenk yünler ve şişlerle dolu bir yün sepeti hazırlayabilirsiniz. Ya da orijinal ahşap bir dikiş kutusunun içini dikiş malzemeleri ile doldurup paketleyebilirsiniz. Kanaviçe işlemeyi seviyorsa güzel bir gobleni, bütün malzemeleriyle hazırlayabilirsiniz. Hobi dergilerine bakmayı seviyorsa dergi serisi yapabilirsiniz. Bu ufak detaylarda annenizin çok hoşuna gidecek ve mutlu olmasına yetecektir.



Yukarıda saydığım seçenekler ile hediye seçmede umarım zorlanmazsınız. Aslında annelerimizin kalbini kırmasak, incitmesek, onlara karşı saygımızı ve sevgimizi daima korusak, onlara vereceğimiz en güzel hediyedir. Tüm annelerin anneler günü şimdiden kutlu olsun.  ANNELERİMİZİN KIYMETİNİ BİLMEK DİLEĞİYLE...








Devamını oku
2015' te Dekorasyonda Kum Fırtınası


Evlerimizde kullanacağımız renkler oldukça önemlidir. Özellikle de tercih edeceğimiz duvar renklerimiz. Genellikle açık renk tonlar kullanmayı tercih ederiz. Çünkü odaları ferah göstermek için en ideal tonlardır. Hele birde odalarınız küçük ise aydınlık ve geniş göstermeye daha da ihtiyacınız var. Zaten eşyalarınızla odanız küçülecek, bir de badana renginiz koyu olursa yaşam alanınız oldukça sıkıcı gelmeye başlayacaktır.


Badana rengini seçerken bir kaç detayı gözönünde bulundurarak seçmenizde yarar vardır. Mesela en az bir sezon kullanacağınızı düşünerek, sizi sıkmayacak, içinizi açacak, sonradan boyattığınız için pişman olmayacağınız, geri dönüşümü kolay olabilecek tonlar tercih etmelisiniz. Biliyorsunuz ki dekorasyonunuzda kullanacağınız renkler sizin ruhunuzu yansıtmakta ve etkilemektedir. Bu nedenle yaşam alanınızda daha keyifli yaşamak için seçeceğiniz renk önemlidir.


Genellikle, duvar boyasında şampanya rengi, bal köpüğü, çok açık sarı veya standart beyaz rengi tercih ederiz. Peki evinde kum rengini tercih eden bir yakınınızı gördünüz mü? Evinize, seçeceğiniz badana boyası ile ferah bir hava katmak istiyorsanız fazla düşünmenize gerek yok. Aradığınız renk çok kolay. Kum beji.

Kum beji, geçen seneden itibaren dekorasyona şıklık katmak için sık tercih edilen bir renk haline geldi. Özellikle dar mekanlara sahip kişilerin odalarını ferah göstermek için tercih ettikleri bir renktir. Benim de duvarlarımda severek kullandığım bir renk. Size fikir olsun diye belirtmek isterim. Mobilya rengim de beyaz ve kum beji ile çok uyumlu. Her yeni gelen misafirden 1 tanesi mutlaka duvar rengini  soruyor. Demek ki doğru bir ton tercih etmişim.:) Sadece beyaz eşyada değil, ne renk mobilya tercih ederseniz edin bu renk badana rengi evinizi aydınlık göstermeye yetecektir. Her renk mobilya ile gayet uyumludur.


Ayrıca seçeceğiniz farklı kum beji tonları evinizi ferah gösterdiği gibi odalarınıza oldukça şık bir hava da katmaktadır. Evinizin dinlendirici olduğu kadar da şık olmasını istiyorsanız kum bejini denemenizi tavsiye ederim. Hemen kir göstermediği için de kullanışlı bir tondur. Tabi burada renginizi seçmenizin yanında seçeceğiniz marka da çok önemlidir. İyi bir araştırmadan sonra evinizi güzel bir kum bejine boyatabilir ve rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Evinizde farklı, şık ve ferah bir hava oluşsun istiyorsanız badana renginizi değiştirmenin tam zamanı. Aydınlık günler sizinle ve sevdiklerinizle olsun...


Devamını oku
Saça Uygulanabilecek Bitkisel Yağlar



Çok daha güzel görünmek uğruna sık sık saçlarımıza uyguladığımız işlemler saçlarımızın zamanla parlaklığını, canlılığını yitirmesine ve kırılmasına sebep olmaktadır. Sürekli kurutma makinasına ya da maşa ve düzleştiricilere maruz bırakmak saçlarımızı yıpratmadaki önemli detaylardan birisidir. Aslında güzel ve bakımlı görünmek uğruna saçlarımızın doğallığını bozduğumuzun farkında bile değiliz.

Bakımlı saç, dış görünüşün yani verdiğimiz şeklin güzel olmasının dışında saçın canlılığı ile de ilgilidir. Çoğumuz, saçlarımızda oluşan tel tel kabarma sorunu yaşamaktayız. Özellikle boyama işleminden sonra saçlar hasar görmeye başlamaktadır. Aslında uygulayacağımız basit yöntemlerle yıpranmış saçları eski canlılığına kavuşturmayı ve saçların daha sağlıklı görünmesini sağlayabiliriz.

Öncelikle bir önceki yazımda behsettiğim gibi, bakımlı bir saça sahip olmak için 8 haftada bir uçlarından aldırmanız önemlidir. Saç ne kadar uzarsa dipler uçları beslemede zorlanır ve bu da saçların kırılmasına sebep olur. Ayrıca saç bakımı için çok rahat uygulayabileceğimiz çeşitli bitkisel yağlar bulunmaktadır.

Saç bakımı için kullanılan yağların başında Badem Yağı gelmektedir. Bademyağı E vitamini açısından zengin bir yağdır. Haftada 1 ya da 2 kez bu yağı saçınıza uygulamanız yeterli olacaktır. Özellikle tatlı badem yağını, saç uçlarınıza nazikçe yedirerek uygulayınız. 1 saat kadar beklettikten sonra iyice durulayınız. Saçlarınızı korumaya, güçlendirmeye, nemlendirmeye yardımcı olan bu yağ  yumuşak bir görüntü elde etmenize ve kırık oluşumunu önlemenize de yardımcı olacaktır.

Zeytin Yağı; herkesin bildiği, geçmişten günümüze kadar en sık kullanılan bakım yağıdır. Hakiki zeytin yağı düzenli aralıklarda, saça masaj yapılarak uygulandıktan sonra saçınızdaki yumuşaklığı, canlılığı ve kırılmaların azaldığını farkedeceksiniz. Haftada 2 kez uygulamanız yeterli olacaktır. 1 saat kadar beklettikten sonra güzelce durulamanız gerekir.

Jojoba yağı; şampuanınıza bir kapak ilave ederek kullanabilirsiniz. Zamanla saçınızın canlanmasına ve onarılmasına yardımcı olmaktadır. Şampuan içinde kullanmak istemezseniz, duştan çıktıktan sonra saçınızın nemini aldırıp az miktar, 3-4 damla, masaj yaparak uygulamanız yeterli olacaktır. Bu şekilde kullanacağınızda durulamanıza gerek yoktur. Fakat az miktar kullanmanız önemli. Çünkü fazla kullanım yağlı bir görüntü oluşturabilir.

Sağlıklı bir saç derisine sahip olmak için uygulanabilecek diğer bir yağda Hindistan Cevizi Yağıdır. Kullandığımız sprey, jöle, saç köpükleri belli bir zaman sonra saç diplerinde birikintiye ve kaşıntıya yol açmaktadır. Hindistan cevizi yağını düzenli ve masaj yaparak saç derisine uygulamak saç kuruluğunu ve kaşıntıyı önlemenize yardımcı olacaktır. Elinize aldığınız bir miktar hindistan cevizi yağını, saçınıza masaj yaparak uygulayın, 1 saat kadar beklettikten sonra iyice durulayın. Bu yağın içerisinde bulunan yağ asitleri saçınızdaki yağ üretimini dengeleyerek saç köklerinizi güçlendirmeye yardımcı olur. Özellikle saç boyama işlemine geçmeden önce bu yağı uygulamanız saçların tellenmesini önlemeye, kırıkların azaltılmasında faydası vardır. Ayrıca saç tellerinizin kalınlaşmasını istiyorsanız size uygun bir yağdır.

Hint Yağı ve Yılan Yağı; daha çok, saçın uzaması için diplere ve uçlara sürerek kullanılan bir yağdır. Düzenli olarak kullanıldığında saçlarınızın daha hızlı uzamasına ve canlı görünmesine sebep olursunuz. Yılan yağı ile saçınızın ihtiyacı olan nemi karşılayabilirsiniz.

Çam Terebentin Yağı; özellikle şampuanımın içerisine koyarak sık kullandığım bir yağdır. Şampuanınıza 1 kapak kadar döküp çalkalayınız. Çam terebentinli bu şampuan saç tellerinizi onarmada oldukça etkilidir. Şampuanınıza ilave etmeden de kullanabilirsiniz. Haftada 2 kez uygulamanız yeterli olacaktır.

Fındık Yağı; B1, B2, B6 ve E vitamini açısından zengin olan bu yağın saçları besleyici bir özelliği bulunmaktadır. Düzenli aralıklarda uyguladığınız fındık yağı, kepek oluşumunu engellediği gibi, saçların canlı ve parlak görünmesini de sağlamaktadır.

Yukarıda saymış olduğum saç bakımı için uygulayacağınız bitkisel yağları gözünüzle temas ettirmemeye çalışın. Dilerseniz bu yağları uyguladıktan sonra bir naylon ile saçınızı sarabilirsiniz. Herşeyin doğalının güzel ve yararlı olduğu gibi, evde bitkisel yağları kullanarak yapacağınız saç bakım maskelerin de oldukça yararı bulunmaktadır. 

Bir kadının bakımlı görünmesinde saçlarının sağlıklı olması önemli bir detaylardan birisidir. Saçlarımıza uyguladığımız işlemlerin saçımıza verebileceği zararları düşünerek sık sık bitkisel yağları kullanarak bakım yapmakta yarar vardır. Bu şekilde yapacağınız bakımlar sayesinde saçlarınızdaki kurumanın, tellenmenin, sertliğin önüne geçmiş olursunuz. 












Devamını oku
Gözleri Daha İri Göstermek İçin Yapılan Makyaj Önerileri



Makyaj, güzel ve bakımlı görünüm sağlamak amacıyla, kusurları kapatmak için yüz ve vücuda yapılan işlemdir. Makyaj bir kadının vazgeçilmezi, olmazsa olmazıdır. Her kadın eğer vakti yoksa bile makyaj yapmak için mutlaka vakit bulur.

Makyaj yapmanın püf noktası, yüz tipinizi ve hatlarınızı iyi bilip ona göre yapmanızdır. Elmacık kemiğinize, dudaklarınızın şekline, teninizin rengine göre yapacağınız makyaj çok daha güzel görünmenizi sağlayacaktır. Yapılan bazı makyajlar güzel görünmenin dışında kötü bir görüntü oluşmasına da sebep olabilir. Bu şekilde kötü görünümün olmaması için teninize uygun renkleri seçmeye ve aşırı abartılı makyaj yapmamaya çalışın.

Bugün özellikle göz makyajının püf noktalarından bahsetmek istiyorum. Çünkü her kadının büyük ve cazibeli bakışları olmasını istemesi normaldir.


Biz kadınlar gözümüze uygulayacağımız makyajın gözlerimizin büyük göstermesini ve net olmasını, bakışlarımızı güzel yansıtmasını arzularız. Gözleri iri olan kadınlar bu tarz görüntüyü elde etmek için daha az uğraşırken, küçük göz yapısına sahip kadınlar bu görsellik için biraz daha çaba harcamak durumunda kalabilirler. Örneğin, benim göz yapım oldukça küçük, kısık ve göz kapaklarım düşüktür. Gözüme uyguladığım eyeliner bile düzgün durmamaktadır. Bu nedenle gözlerim için doğru makyajı uygulamaya çalışırım.

Gözleri iri göstermek için uygulaması basit olan bir kaç püf noktasından bahsedelim:


  • İlk etapta kaşlarınızın düzgün alındığından emin olmalısınız. Çünkü kaş, yapılan makyajı ve bakışlardaki ifadeyi çıkarmadaki en önemli unsurdur. Gözlerinizin şeklini kaş yapısı ortaya çıkartır.

  • Buradaki diğer bir detay, yüzünüzü makyaja hazırlamanızdır. Öncelikle makyajınız uzun dayanması için göz kapaklarınızdan kaşınıza kadar primer  kullanarak makyaj için astarınızı oluşturun. Bu işleme makyaj bazı da denilmektedir. Bir önceki yazılarımızda makyaj bazının kullanım detaylarını paylaşmıştık. Tekrar inceleyebilirsinz. Bu işlem işin pudra ve fonteden de kullanabilirsiniz.

  • Sıra geldi göz kaleminizin rengini seçmeye. Burada göz renginizi baz alarak gözünüzü ortaya çıkaracak renkler tercih etmelisiniz.

  • Üst göz kapağınızın iç kısmından kısa ve kalın olmayan çizgi çekmeye başlayın ve kısa darbelerle yukarıya doğru çekin. Mümkün olduğu kadar kirpiklerinizin dibinden başlamanız gözlerinizin iri görünmesine yardımcı olacaktır.

  • Bronz renkteki göz kalemini alt ve üst kirpiklerinizin dibine uygulayıp, göz kaleminizin üzerine de bronz far veya altın tonlarında far tercih etmeniz gözlerinizin daha ortaya çıkarmanızda etkili olacaktır. Bu uygulamada hafif bir dokunuşla kaleminizi pamuk ile silerek makyajın bütünleşmesini sağlayabilirsiniz.

  • Diğer bir önemli detay ise, kaş kemiği çevrenize, gözünüzün dış kısmının hemen altına uygulayacağınız parlak beyaz pudradır. Fakat parlak demişken kullanacağınız pudra simli olmayacaktır. Bu işlemde gözlerinizin ışıldamasını ve ortaya çıkmasını sağlayacaktır.

  • Gelelim rimel kullanımına. Rimelinizi uygulamadan önce kirpiklerinizi rimel bigudisiyle şekillendirin. Daha sonra rimelinizi dipten uca doğru, topaklanma olmaması içinde ilk sürdüğünüz kurumadan ikinci katı uygulayınız. Alt kirpiklerinize rimel uygularken ikinci katı çekmenize gerek yoktur. 

  • Alt kirpiklerinizin dibine beyaz renkli göz kalemi kullanmanız gözlerinizi büyük göstermede etkili olacaktır.

Göz makyajı uygularken pastel tonlar tercih etmenizde gözlerinizi iri gösterme konusunda doğru bir tercihtir. Mesela leylak tonları gözünüzün daha aydınlık görünmesini sağladığı gibi daha büyük görünmesinde yardımcı olacaktır. Hemen hemen her cilt tipiyle de uyumludur. Gözaltı torbalarınız var ise makyaja başlamadan önce pembemsi bir kapatıcı ve pudra kullanarak kapatmaya çalışın.

Burada bir detayı tekrar belirtmek isterim. Göz makyajını gösteren detayın kaşlarınızın belirginliği olduğunu unutmayın. Eğer kaşlarınız seyrek ise, kaşınızın tonuna uygun bir kaş farı ve kalemi ile kaşlarınızı belirginleştirmeye çalışın.

Bir kaç küçük makyaj hileleri uygulayarak istediğiniz büyük ve cazibeli gözleri oluşturabilirsiniz. Bakımlı ve hoş görünmek sizin elinizde.

Devamını oku